ebuilizAnadolu, uygarlıkların, devletlerin ve nesilden nesle aktarılan bilginin ve kültürün kolaylıkla yeşerdiği toprakların alabildiğine uzandığı bir ülke. İran’ın Batı Azerbaycan tarafında, Hoy kasabasında, 1171’de bir Türkmen ailesine doğan Mahmud bin Ahmed, 1206’da Anadolu yollarına düştüğünde bunun farkındaydı muhtemelen. Daha sonraları Ahi Evran-ı Veli olarak anılacak bu adam, ölümünden sonra bile asırlarca ayakta kalacak bir sistemin, Ahilik’in tohumlarını atarken ne yaptığını belli ki gayet iyi biliyordu. Bu esnaf ve zanaatkarlık kurumunun kurallarını kesin çizgilerle çizmiş, merkezini de Kırşehir’e oturtmuştu ama bu toprakların her köşesinde etkili olmasını da sağlamıştı. Okumaya devam et