Tag Archive: Alacakaranlık


Ama korkulacak bir şey yok. Bu vampir “vejetaryen”, ahlâklı, namuslu, delikanlı; yani gayet eski tip bir erkek. Hangi anne böyle bir damat istemez ki?

“Anne anlamıyor musun, gümüş Volvo’lu Edward beyaz atlı prensten iyi.”

“Niye ki?”

“Çünkü at kokar.”

Okumaya devam et

Reklamlar

Sevgiyle değil herhalde.

İşte bir süredir kafamı kurcalayan sorulardan biri de şu: Bu orta sınıf, kentli çocuklar neyle büyüyor yahu?

“Elbette sevgiyle” diyerek kolaya kaçmak yok. Şu ninnide de önemi vurgulanan, uyku ile mi? Ya da karpuz gibi yatarak mı? Yağ ve şeker oranı yüksek yiyeceklerle mi? “Güvenli” internet ve hayatın vahşi taklitlerini üreten bilgisayar oyunlarıyla mı? Kimbilir hangi mühim “eksiği” kapatması beklenen kurslarla mı? Büyücüler, vampirler ve kurt adamların romantik öyküleriyle mi? Yanıt: Hepsi ve daha fazlası. (Tarife uyan iki çocuğum var ya, idareten bir istatistik hesabı yapmaya ve bu konuyu aydınlatmaya hak görüyorum kendimde.)

Okumaya devam et

Hepsini olduğu gibi kabul edelim artık.

Willow’u kurtarmak için Sunnydale’in üç kilometre güneyindeki askeri üsse iki kadının düzenlendiği baskın sona erdi. Buffy, üste ayakta kalan son canlı olan generale öfkesini kusuyor. “Bütün mesele iblisler değil. Konu, kadınlar. Güç ve kadınlar. Bu ikisinin aynı cümle içinde bulunmasına bile tahammül edemiyorsun değil mi?” General cevap veriyor: “Seni sadece erkeklerin devirmeye çalıştığını mı sanıyorsun?”

Okumaya devam et