Category: Bilimkurgu


Uzun zamandır Kızıl Gezegen’deyiz… İnsansız araştırma araçlarımız, bilimkurgu yazarlarımız ve sinemacılarımızla birlikte. Ağustos’ta Hollywood, yeni bir sefer koydu, Total Recall filmiyle hep beraber Mars’a gidiyoruz yine!

Mars’ı herkes bilir. Gece gökyüzüne baktığınızda şanslıysanız (ya da nerede arayacağınızı biliyorsanız) minik kızıl ışığını yakalarsınız. Durduğunuz yerden ortalama 230 kilometre uzaktan gezegeninizdeki sanatçılara ilham verir.

Okumaya devam et

Kitaplarla olaylar arasında illa ki bir neden-sonuç ilişkisi olması gerekmez ama malumunuz dünyada olan bitenle yayıncılık aktiviteleri arasında hep tuhaf bir senkronizasyon olagelmiştir. Bu koşullar altında bazen edebiyat hayattan, bazense hayat edebiyattan ilham alır diyebilir miyiz?

Okumaya devam et

Zorla entellik olmaz!

Biri “Önyargı iyidir, zaman kazandırır” demişti; nasıl akil bir insanmış.

Zaman en değerli şey; en fütursuzca harcama eğilimim olan ama en az sahip olduğum… En çok bulunduğunu sandığım anda elimden kayıp giden… İçini çer çöple doldurup geri dönüşüm kutusuna atılamayacak hale getirdiğim… Bu nedenle bana saniye kazandıran her yönteme tamamım; bana maliyeti ne olursa olsun.

Okumaya devam et

Kızımla edebi ilişkimiz tam olarak şöyledir: Hakkında iyi konuştuğum her kitap kızımın gözünde lanetli sayılır. Açlık Oyunları serisinin aynı adlı ilk kitabıyla (Pegasus Yayınları, 2009) tanıştığımda hâlâ o uzun gaflet uykusundaydım. 16 yaşında, avcı, yırtıcı bir kızın aşk ve macera dolu öyküsü tam da kızımın ağzına layık gelmişti ve ben de bunu ona söyleyivermiştim. Bu da aylar süren benim için pişmanlık dolu, onun için de horgörü yüklü (Ne sanıyorduk ki biz onu, çocuk kitapları okuyan bir çocuk mu?) bir gerilime yol açmıştı. Sonra kankası bu seriyi keşfetti ve şimdi evde günde üç kez bu seri konuşulmazsa susmuş sayılıyoruz. Zira kitaplar (Açlık Oyunları, Ateşi Yakalamak ve Alaycı Kuş) bitti, şimdi de 2012’de vizyona girecek ilk film heyecanla bekleniyor.

Okumaya devam et

Her şey değişiyor, Hulk bile… Değişmezse Hollywood el atıyor meseleye zaten.

Okumaya devam et

Amerikancılar vs İtalyancılar

Ailemizin çizgi roman sahafı Büyülü Rüzgar’ın sahibi İlyas’ın da dediği gibi biz koruma altına alınması gereken ender bir türüz. Zira çoğunluğu erkek olan ve yakın çevresi (özellikle de sevgilisi) tarafından hırpalandığı iddiasıyla sızlanan çizgi roman okurlarının aksine nüfusumuzun yüzde 100’ü çizgi roman sever. Genç yarısı Amerikancı, orta yaşlı diğer yarısı ağırlıklı olarak İtalyancıdır.

Okumaya devam et

İyisi de var, kötüsü de ama bu yeni dalganın varlığı bile umut verici.

Geçen cumartesi sabahı, Kadıköy-Taksim dolmuşunda Kapital’i okuyup bitirdim. Böyle söyleyince çok havalı oluyor. Ama öyle yalandan bir hava değil. Japonya menşeli East Press’in mangalaştırdığı (Japon çizgi romanı) Kapital Cilt 1 yordam Kitap’tan çıkalı bir ay oluyor; ve ben onu Marx’ın 1867’de yazdığı Kapital’den çok daha hızlı yuttum. Ve şunu söyleyebilirim: Olay bir peynir fabrikasında geçiyor.

Okumaya devam et


Hollywood’un bir misyonu “tarihi aydınlatmaksa” diğeri de travmaları tedavi etmek. Batman de bu amaçla görev başında. 

Okumaya devam et

Philip K. Dick’in romantik tanrı fantezisi Matrix’in yalanlarına yeğdir.

Okumaya devam et

Fotoğraf: Benjamin Reed

Bilimkurgu ve fantastik edebiyatın 80 yaşındaki kadın kahramanı Ursula K. LeGuin’le ilk ve (muhtemelen) son röportajım… Gerçekçi oldum, imkansızı istedim ve işte oldu! Şimdi sıradaki istek: Onun gibi yazabilmek.

Fotoğraf: Benjamin Reed (Eser sahibinden izin alınamamıştır; kendisinden binlerce kere özür dilerim.)

Okumaya devam et