Bu çizgi film çocuklar için değil, ama insanoğluna bir faydası dokunabilir.

Gazeteci Ron Ben-Yishai Eylül 1982’de bir gece vakti Ariel Şaron’a telefon ediyor. İsrail Savunma Bakanı’nı bu münasebetsiz saatte, hem de çiftlik evinde istirahat ederken rahatsız etmesinin nedeni hayırlı bir haber vermek değil. Lübnan Devlet Başkanı Beşir Cemayel suikastının ardından intikam isteyen Hıristiyan Falanjistler’in Beyrut’taki Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kamplarında bir katliam yapıyor olabileceğini bildirmek niyetinde. Şaron “Katliamı kendi gözlerinle gördün mü” diye soruyor gazeteciye. “Hayır görmedim ama…”

O saatlerde katliam “gözle görülür” değil henüz; ama orada olduğundan emin olunacak kadar “hissedilir” yoğunlukta. Hıristiyan falanjistler kampların içinde “görevde”, İsrail ordusu da dışarıda “nöbette”.

Bu, Gazze gündeminin ısısını artırmak niyetiyle zamansız aktarılmış bir anı değil. Sadece Hayfa doğumlu İsrailli yönetmen Ari Folman’ın 6 Eylül’de vizyona girecek, animasyon belgeseli “Beşir’le Vals”ten bir sahne. Bir başka deyişle “Burada bir yanlış olduğunu düşünüyorum” diyen bir adamın bildiğini, düşündüğünü ve hissettiğini “gözle görülür” hale getirme girişimi.

Söz konusu girişimin, en ilginç yönü ilk bakışta bir tür özeleştiri olarak algılanabilecek içeriği. Yani İsrail, Fransa ve Almanya ortak yapımı bu filmin hemen tüm ekibi Yahudi; büyük bir bölümü İsrail’de yaşıyor. Ve hepsi Eylül 1982’de Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Hıristiyan Falanjistler’in gerçekleştirdiği Sabra ve Şatilla katliamlarında İsrail ordusunun marifetlerine tanıklık eden bir filmin altına imzalarını atıyorlar… İşte aslında bu, filmin en insani yönü.

Folman, ilk Lübnan savaşına katılan kendisi de dahil dokuz İsrailli genç askerin ilk ağızdan öykülerini anlatıyor. Aslında anlatmıyor da bu adamların öykülerini anlatmaları için önlerine bir fırsat sunuyor; bir de bize bu öyküleri dinleme şansı tanıyor tabii. Dolandırmaya gerek yok; “Beşir’le Vals” aslında bir belgesel. Tüm karakterler gerçek ve kendilerini seslendiriyor. (Yalnızca bir eski askerin öyküsünü onun yerine bir psikolog anlatıyor.) Film başından sonuna dört yıllık bir çalışmanın ürünü. Düzinelerle tanığın anlatıları derlenip Folman tarafından senaryolaştırıldı. Ardından 96 dakikalık bir video filmi olarak tüm sahneleri stüdyoda sesli çekildi. Bu video, görsel bir senaryoya (storyboard) dönüştürülmek üzere canlandırma ekibine teslim edildi. Canlandırma yönetmeni Yoni Goodman, filmin yüzde 80’ini (bu da 1720 illüstrasyona denk düşüyor) kendi elleriyle çizen David Polonsky ve azimli bir kadro altı ayda filmi yeniden üretti. İngiliz besteci Max Richter de Edinburgh’daki stüdyosunda dört oturumda soundtrack’i tamamlayınca toplamda 2 milyon dolarlık vals hazırdı.

Filmin sitesinde Folman, başta kimseye neden bir belgeseli animasyon formatında çektiğini anlatamadığını söylüyor. Tamam belgesel, çizgi filmden daha inandırıcı gelebilir izleyene; ama neden daha ‘gerçek’ olsun ki… Zaten Folman’ın insanoğlu karşısındaki duruşu kadar, gerçekle barışık hali de anlattığı öyküyü, anlatma biçimini ve meramını hem inandırıcı hem de ‘gerçek’ kılıyor. Üstüne bir de animasyonun sunduğu muhteşem olanakları yerinde, zamanında ve kıvamında kullanarak filmini büyülü bir gerçeklik düzeyine çekiyor.

Bütün bunlar Folman ve arkadaşlarının sözlerine kulak vermek için yeter sebep ama filmleri aldıkları ödüller kadar sevenler için son bir not düşülebilir: Filmini koltuğunun altına alıp dünyanın karşısına çıkan Folman, yolculuğunun bu ilk yılında aralarında İngiliz Bağımsız Film Ödülleri, Los Angeles Film Eleştirmenleri Derneği ve son olarak Altın Küre de dahil pek çok yarışmadan 18 ödül kazandı. Önünde en iyi yabancı film adaylığı Oscar sınavı var. Sınavların olmadığı Eski Yunan ya da Medrese eğitim sistemiyle konuya yaklaşılsa denirdi ki: “Sen oldun, git dünyayı gör şimdi.” Dünya da seni görsün, belki aklı biraz başına gelir.

“Bugün Beyrut’u bombaladım

Her gün Beyrut’u bombalıyorum

Birkaç masum da arada ölüyor…”

“Günaydın Lübnan

Parçalara bölündün

Kollarımda kan kaybından öldün…”

 

8 Şubat 2009, Newsweek Türkiye, Sayı 15

Reklamlar